Okunması Gereken Psikoloji Kitapları

Günübirlik Hayatlar

Günübirlik Hayatlar kitap

Kitaba başlamadan önce yüzeysel olarak incelediğimde, Bir Psikiyatristin Gizli Defteri’ne çok yakın bulmuştum ve psikoloji ile ilgilenenlere çok şey katacağını düşündüğüm 10 farklı gerçek psikoterapi öykülerinden oluşan biraz da rehber niteliğinde olan bir kitap. 

İçeriğine bakıldığında ise ölüm kaygısı sıkça işleniyor. Her okurun kendinden bir şeyler bulabileceği ve Yalom’un deyimiyle “Her yaşamın günübirlik olduğu, kaçınılmaz sonun herkese uğrayacağı” gerçeğiyle yüzleşeceğini düşündüğüm hikayeler barındırıyor.

Günübirlik Hayatlar; Doktor Irvin Yalom’ un hastalarıyla yapmış olduğu psikoterapi öykülerinden oluşuyor. Kitapta derlediği seans öykülerinde Yalom yetmişli ve seksenli yaşlarında ve terapi boyunca varoluşsal olgularla uğraşan insanlarla birlikte kendisini de bir süreçten geçirmiş buluyor.

On öyküden oluşan terapi öyküleri daha çok yakınlarından birilerini kaybetmiş veya kendilerinin de ölüme yaklaşmış gerçeğiyle yüzleşmeye çalışan, anlam arayışındaki, azalan olanaklarla baş etmeye çalışan kişilerden, aslında toplumumuzdaki her bir bireyden oluşuyor.

Ölüm korkusu (kaygısı), ölümü hatırlatan yaşanmış anılardan oluşan on terapi öyküsü.Kendisi de psikanaliz olan yazar hastalarının durumunu zekice analiz ediyor.Öykülerdeki ortak varoluşsal temalı konuların işlenmesi, hayatımızı sorgulamamızı, sağlıklı yaşam sürmenin değerini bize bir kez daha hatırlatıyor. Kendiniz veya çevrenizdeki insanların hayatlarından izler yakaladığınızda, bu kitap sizin için daha anlamlı ve özel olacaktır. 

Yazar, hastalığın teşhisinde geleneksel sınıflandırmanın yani basmakalıp psikoterapi tekniklerinin uygulanmasından ziyade terapi ilişkisinin önemine dikkat çekiyor. Yazar, öğretim programlarında bu gerçeğe önem ve ağırlık verilmemesinden şikayetçi. 

Kitap 10 seans/kişiden oluşturulmuş. Bu seansların ortak özelliği ise Yalom ile görüşmeye gelen kişilerin bir şekilde ölümle tanışmış olmaları. Ölüm fikri karşısında insanların ne kadar sorgulayıcı olduklarını görüyoruz. Kitabı okurken sanki seans yapılırken uzaktan izliyormuş hissini yaşayacaksınız. İş adamından sanatçıya 10 farklı hayat hikayesi . Üzüntü, merhamet ve endişe. Rüyalardan çıkarılmaya çalışılan tedavi sonuçları. Yine beğenerek okuyacağınız psikoterapi öyküleri. Keyifli okumalar…

Öfke Dansı

Öfke Dansı kitap

Acı biz insanlarda bağımlılık yaratır. Kişi olarak acı veren durum ve olaylar içindeki statükoyu korumak isteriz bu nedenle. Elbette bilinçli değil bilinçaltı.Öfke de diğer duygular gibi yaşanmayı hak ediyor diyor yazar. Öfkelendiğimizde sıkça başvurduğumuz ifade şekilleri olan suçlama, yargılama, ahlak dersi çıkarma ve tanılamanın diğer kişiyi hedef almak demek olduğunu oysa kendimize dönüp ilişkideki kişisel sorumluluğumuza odaklanmamız gerektiğini ifade ediyor.

Kitap genel itibariyle öfkenin tüm diğer duygularda olduğu gibi kötü olmadığını ancak neden öfkenin ters giden bir şeylerin işareti olduğunu söylüyor ve öfkemizi nasıl pozitif bir şekilde ifade edeceğimiz konusunda örnekler üzerinden bizi yönlendiriyor. 

Kitabın bize katacağı basit ama anlamlı yaklaşımlardan biri de; eski bir dansta siz adımlarınızı değiştirmedikçe karşınızdakinin adımlarını değiştirmesi zordur. Eğer bir ilişkide değişiklik ihtiyacı hissediyorsanız, öncelikle kendi adımlarınızı değiştirmeli ve karşınızdakinin buna karşılık olarak atacağı adımlara karşı uyanık olmalısınız, zira hiç kimse alışık olduğu bir dansı değiştirmek istemez. 

KİMSEYİ DEĞİŞTİREMEYİZ! Değiştirebileceğimiz yegane kişi kendimiziz. O nedenle öfkemizin bize vermek istediği mesaj: gücünü eline al!

Öfke Dansı- öfkemizi; aile, arkadaşlık ve sosyal ilişkilerimizde ortaya çıkan olumsuzlukları düzeltmek için bir fırsat olarak nasıl kullanabileceğimizin şifrelerini veren, ilişkilerimiz konusunda öfkemizi nasıl daha doğru bir şekilde kullanabileceğimizi örneklerle açıklayan yararlı bir kitap. Bayanlara yönelik yazılmış olmakla birlikte, herkese mesajı olan bir çalışma.  

Bir Psikanalistin Notları

Bir Psikanalistin Notları kitap

Psikiyatri alanındaki deneyimleri ve anılarıyla öğretici olduğu kadar bu bölüme ilgisi olanlara karşı yaşadıklarıyla yol gösterici olmuş ve yazarın samimi kendi iç görüsünü, düşüncelerini rahatlıkla okuyabiliyorsunuz.Aile geçmişi travmalarla dolu olan ,çekingen ve içe dönük biri olmasına rağmen bir gün yaşadığı olayın etkisinde kalarak doktor olmak için kollarını sıvayan, kendi iradesi dışında bir etkiye sahip olmasına rağmen %5lik kotanın da üstesinden gelen ve hayallerine ulaşan bir idealist bir genç. İlk başlarda çok çalışan bir tıp öğrencisi sonra doktor ardından da psikiyatrist olarak hayatına devam eden ardından kitaplarla o kadar çok haşir neşir olmuş ki yazarlığa keskin bir dönüşüm yapmıştır. 

Kitapta yaptığı terapiler ve psikoanalizlerin başarısını akıcı ve samimi bir dil ile anlatıyor,örnekler veriyor. Kitabın bazı yerlerini tekrar tekrar okuma isteği duyuyorsunuz. Yaptığı bir grup çalışmasında kanser hastalığı ile boğuşan bir danışanının şu sözleri beni derinden etkiledi;

“Bedeninizi uyuşturucuyla mahvetmek mi mi istiyorsunuz? Onu alkolle,otla,kokainle öldürmeye mi niyetlisiniz? Bedeniniz arabalar içinde ezilsin mi? Ölsün mü? Onu Golden Gate köprüsünden atmak mı arzunuz? Size lazım değil mi artık? O zaman bana verin o bedeni! Bırakın alayım. Benim ona ihtiyacım var. Onu hemen alırım. Yaşamak istiyorum!” 

İnsanın zihnine yerleşen bunun gibi bir çok bölüm mevcuttur kitapta. Şu bir gerçek ki, hayat hiç kimseye altın tepside sunulmuyor. Çalışmak gerekiyor,çaba gerekiyor ve okumak gerekiyor.Dili her zamanki gibi akıcı ve hikaye o kadar güzel derlenmiş ki çocuklara ilaç içerilen şuruplara tatlı koyarcasına hissettirmeden veriliyor. Yelpazesi çok geniş bir kitap. Hem dar açıyla hem de geniş açıyla alınabilecek bir bir ışık kaynağı.

Nietzsche’ nin 

“ Bu muymuş hayat? Peki o halde, bir daha!”

Diye biten Irvın D. Yalom’un eseri.

İçinde inanamayacağınız karakterler var. Yazar kitaplarının çıkış hikayelerini çok güzel anlatmış. 85 yaşındaki yazarın belkide son kitabı biraz da o hissiyatı yaratmış gibi. Sanki bütün hayatını bir kitaba (bu son kitaba) sığdırmak istemiş. Keyifle okuyabilirsiniz.

Yavaşla

Yavaşla kitap

Modern cağ çok hızlı ilerliyor sevmek, düşünmek ve yaşamak için neredeyse zamanımız yok.

“İçinde bulunduğumuz çağ, “şimdi”yi yaşamamıza fırsat vermiyor, her şey gelecek için yapılıyor.” Evet geleceği düşünmekten, planlar yapmaktan anı yaşayamıyoruz.Hep bir şeylere, bir yerlere yetişmeye çalışıyoruz. Ama aslında bir yere varamıyoruz. Geleceği düşünmekten ‘şimdiyi yaşamaya fırsat bulamıyoruz. Öylesine hızlı yaşıyoruz ki neyi nasıl yaptığımızı bilmiyoruz. Hep bir kaygı haliyle yaşıyoruz. Oysa bir dakika sonra yaşayabileceğimizin garantisi yok ve gelecek belki de gelmeyecek. Yaşadığımız hayattan keyif almaya çalışmalı, anın kıymetini anlamalı ve ona göre yaşamalı. İnsana değer vermeli, bizi biz yapan değerlerimizi yaşatmalıyız.Her şey o kadar hızlı ve yapay ki yaşarken yaşamayı unutmuşuz. Hız yapmaktan başımız dönmüş. Kemal Sayar’ın tavsiyesine kulak verelim “YAVAŞLAYIN! Bu dünyadan bir kere geçeceksiniz!”

Kitap 4 ana bölümden oluşuyor ;

Yavaş Güzeldir

Modern Mutsuzluk

Modern Zamanlarda Aile

Benliğin ve Toplumun Krizi

Kitap, insan ilişkilerindeki sorunlara değiniyor. Modern dünya düzeninde insanın nasıl ‘insan’ kalabileceğine ilişkin yazılardan oluşuyor. İnsanın hayattaki anlam arayışı, daha doğru bir ifadeyle anlam arama gayreti içerisinde olmayışından söz ediyor. Geçmişten bugüne değerlerimizi nasıl yitirdiğimizden, modern dünyanın hızla gelişen bir teknolojinin yanında hızla ölen bir kültüre neden olduğundan söz ediyor. Evet kültürümüz hızla ölüyor. Tabi ki bizler hala yaşayış olarak toplumumuza bağlı yaşamayı sürdürüyoruz. Ancak modern dünya, modern insanı, ait olduğu toplumun kültürünü, yaşayış şeklini de modernleştirmeye çalışınca kültür tamamıyla yozlaşıyor. Aslında yazar modernizeye karşı değil; modernizenin oluşturduğu modern insanın kendini kaybetmesine, insanlığını, değerlerini kaybedişine karşı. 

Kemal Sayar hayatı ve yaşam şeklimizi, modern çağın bize getirdikleri ve bizden götürdüklerini, zamana ayak uydurmak için hayatı nasıl kaçırdığımızı o kadar güzel bir biçimde sunmuş ki okurken hem farkın dalık kazanıyorsunuz hemde sanki sohbet ediyormuşsunuz gibi keyif alarak konunun içerisine giriyorsunuz. Her sayfada çok ayrı ve çok güzel noktalara öyle güzel denilmiş ki..Okurken modern çağa ayak uydurmak için nasıl insani değerlerden vazgeçtiğimizi, hayır ben öyle değilimdir derken aslında tam olarak öyle olduğunuzu fark ediyor ve istem dışı hayatınızı ve değerlerinizi yeniden gözden geçiriyorsunuz. Hayatınızı ve hayat tarzınızı yeniden gözden geçirmek istiyorsanız, size farkın dalık katacak mükemmel bir kitap.

Bir Psikiyatristin Gizli Defteri

Bir Psikiyatristin Gizli Defteri kitap

Gerçek hikâyeler kurgudan çok daha tuhaftır, Dr. Gary Small da bunu gayet iyi biliyor. Psikiyatriyle ve insan beyni üstüne çığır açıcı araştırmalarla geçen otuz yıl içinde Dr. Small pek çok şey görmüş. Şimdi ofisinin kapılarını açmaya ve kariyerinin en gizemli, ilginç ve tuhaf hastalarını anlatmaya hazır.

Bu kitap bir psikiyatrisin zihnine ve onun giderek gelişim gösteren mesleki yaşamına yapılan aydınlatıcı bir yolculuk. Aynı zamanda bu branşın ve daha önce görülmemiş, tanısı koyulmamış çeşitli akıl hastalıklarının perde arkasına da bir bakış… Kitabı okurken kendinizi, bizi insan yapan şaşırtıcı tuhaflıklar üstüne düşünürken bulacaksınız.

Sıkça komik, kimi zaman trajik ve daima etkileyici Dr. Small, sizleri kariyeri içinde Boston’un kalabalık acil servis koridorlarından başlayıp ülke elitlerinin multimilyon dolarlık kayak localarına dek uzayan bir geziye çıkarıyor. Bu gezi sırasında birbirinden tuhaf gerçek karakterleri anlatırken, bir yandan da esrarengiz hisleri körlükle, penisinin küçüldüğüne inanan bir adamla, gizli sürdürülen çifte hayatlarla ve ürkütücü derecede psikopati romantik arzularla baş ediyor. Akıl hocası kendi hastası olduğunda Dr. Small’un kariyeri ve kişisel hayatı tam bir döngüyü tamamlıyor ve Small’ın kimsenin zihinsel araştırmanın ötesinde olmadığını anlamasını sağlıyor; kendisinin bile.

Dr. Gary Small’ın hayatı boyunca tecrübe ettiği en ilginç vakıaları anlattığı bir kitap.Hasta doktor güvenirliğini ihlal etmemek için hastaların adlarını,mekanları değiştirmiş. Gray’in mesleğine ilk başladığı yıllardan bizde onunla kitaba başlıyoruz..Kitap çeşitli bölümlerden oluşuyor ve her bölümde farklı hikayeler anlatılıyor. Yazar 30 yıllık meslek hayatını kitapta anlatıyor.Dikkatimizi çektiği en uç nokta insanların “kafalarında” sorun varsa bunu kolay kolay kabul etmemeleri, psikologu deli doktoru adlandırmaları.

On beş hikayeden oluşan bir kitap. Ama hikayeler öyle sıradan değil. Eğlenceli, komik, hüzünlü. Hikayeleri okurken bir psikiyatrist oluyorsunuz bir doktor. Hastalara bazen acıyorsunuz çoğu zamanda eğleniyorsunuz.Kitabi bitirince de kendinizi bir psikiyatrist zannetmeye başlıyorsunuz, çünkü kitaptaki kahramanların hastalıklarının tedavilerini de ilaçların isimlerini de öğreniyorsunuz.

İnsan Olmak

İnsan Olmak kitap

2018 yılında kaybettiğimiz, Engin Geçtan Türk psikiyatri profesörü, psikoterapist ve yazar.

“İnsan Olmak” insanı, psikolojinin uygulama alanlarından ‘gelişim psikolojisiyle’ var olma sürecinden başlayıp ölümüne kadar ele alan bir kitap. İnsan davranışlarının alt yapısını ve sebeplerini, bilimsel açıdan ele alıp günlük hayatımıza uyarlayarak anlatıyor.

İnsan başta tek başınaydı, doğaya karşı hayatta kalma mücadelesi veriyordu ve birincil güdülerle yaşıyordu(yeme-içme, barınma, cinsellik); zamanla ilişki kurmayı öğrendi, toplumsal bir varlık haline geldi ve ikincil güdüler(sevgi, saygı, başarı) önemli olmaya başladı. 

İçinde yetiştiğimiz aile yapısı hayatımız boyunca davranışlarımızı nasıl etkiliyor? Neden başka insanlara karşı zaman zaman öfke ve düşmanlık duyuyoruz? Neden bazen kendimizi değersiz hissediyoruz? Neden çoğu zaman kendimizi kaygılı hissediyoruz? Günlük yaşamda sorumluluklarımızdan kaçtığımızın ne kadar farkındayız? Kimi zaman kalabalıkta dahi kendimizi yalnız hissetmemizin altında ne yatıyor? Özellikle ilişkilerimizde verdiğimiz ve vermediğimiz tepkiler, o ilişkiyi nasıl etkiliyor? gibi insan olmaya dair pek çok sorunun cevabını detaylı olarak bulabileceğiniz bir kitap İnsan Olmak…

Kitabı bitirdiğinizde, her şeyden önce kendinizi, ailenizi, çevrenizdeki insanları hatta genel olarak insanı tanıma sürecinde çok önemli kazanımlar elde ediyorsunuz. Kitap boyunca kendi davranışlarınızda fark etmediğiniz pek çok detayı ve nedenlerini öğrenme, sorgulama ve kabullenme süreçleri yaşıyorsunuz. Günlük hayatta evde, işte, sosyal hayatta diğer insanlarla olan ilişkilerinizde verdiğiniz tepkilerin nedenlerini öğreniyorsunuz. Ve tabii ki, adımız, sanımız, toplumsal statümüz, mal varlığımız, ırkımız, ideolojimiz, cinsiyetimiz ne olursa olsun aslında davranışsal olarak pek çok yerde aynı hamurdan yoğrulduğumuz, aynı kaynaktan beslendiğimiz ve pek çok hadise karşısında neredeyse aynı tepkileri verdiğimiz gerçeğiyle yüzleşiyorsunuz… 

Engin Geçtan İnsan Olmak kitabında insan davranışlarını ele almış. Hem kendinizi tanımanız hem de çevrenizdeki insanları anlayabilmeniz için muhteşem bir kılavuz.Tepkilerimizi, takıntılarımızı anlayabilmek, bu sorunlu davranışların nasıl alışkanlığa dönüştüğünü kavrayabilmemiz için, bu kitabı okumak kendimize yaptığımız bir iyilik olur.Her yaştan insana hitap edecek kadar yalın bir anlatımı var. Akıcı ve anlaşılır. 

Seninle Başlamadı

Seninle Başlamadı kitap

Mark Wolynn bir psikolog, aileden devralınan travmalarla ilgili çalışmalar yapmış, hatta enstitü kurmuş. Bu kitabıyla 2016 Nautilus Kitap Ödülü’nü kazanmış.

Kitabın güzel yanı bilimsel açıdan bir bilgi hazinesi olmasına rağmen dilinin oldukça anlaşılır ve akıcı olması… 

Kitap, genel olarak aile travmalarının kim olduğumuz üzerindeki etkilerini ve sorunlarımızın üstesinden gelmenin yollarını anlatıyor.

Kitap ebeveyn – çocuk ilişkileri üzerine insanı şaşkına çeviren araştırma sonuçları içeriyor.

Üç kısımdan oluşuyor kitap ;

İlk kısım aile travmaları üzerine. Hamilelikte yaşanan ve hatta ondan da önce yaşanan ruhsal sıkıntıların bebek üzerindeki etkisini gösteren ciddi araştırma verileri sunuyor. Aile travmalarının kimliğimize etkisini fark ettiriyor. .

İkinci kısım yazarın kendisine ait bir kavramdan söz ediyor “çekirdek dil”. Hayatta en çok zorlandığımız ve kendimizle ilgili en çok şikayet ettiğimiz temel problemi dile getirirken kullandığımız kelimelerin sorunun kökenine ilişkin bir ip ucu olabildiğini anlatıyor. Ve çok etkileyici örnekler sunuyor.Bu kısımda sorular yer alıyor ve yazar bu sorulara cevap vermeden okumaya devam etmenizi istemiyor, bu anlamda kitapla etkileşim içinde oluyorsunuz.

Üçüncü kısım yeniden bağlanmaya giden yollardan söz ediyor. Teröpatik çözüm önerileri sunuyor. .

Temelde ailemiz ile olan bağımızın ilişki biçimlerimizi nasıl etkilediği ve şekillendirdiğini bilimsel verilerle açıklayan kitap eğer bir ebeveyniniz ile aranızda ciddi bir mesafe varsa ya da bir ebeveyninizi reddediyorsanız bu konuda muhakkak bir şeyler yapmanız gerektiğini ve bunların neler olabileceğini kaleme alıyor.

” Ebeveynlerinizin oldukları kişiden farklı olacaklarını beklememeniz önemlidir, değişim sizin içinizde gerçekleşecektir. İlişki dinamikleri aynı kalabilir ancak sizin bakış açınız farklı olacaktır. Ebeveynlerinizi değiştiremezsiniz ancak onları algılayış şeklinizi değiştirebilirsiniz.”

Kitap gerçekten çok ilginç, kendi hastalarından verdiği örnekler özellikle… 

Örnek vermek gerekirse; 

Bir kız 19 yaşına bastıktan kısa bir süre sonra üşümeyle birlikte inanılmaz bir uykusuzluk çekmeye başlıyor, yapılan çalışmayla genç kızın amcalarından birinin 19 yaşında donarak öldüğü ortaya çıkıyor, aile için çok üzücü bir olay olduğundan bundan hiç bahsedilmemiş, bu durum anlaşıldıktan ve durumla bir şekilde barışıldıktan sonra rahatsızlık kayboluyor.

Duyguların Psikolojisi

Duyguların Psikolojisi 194x300 - Okunması Gereken Psikoloji Kitapları

Nevzat Tarhan’ın yazdığı duyguların psikolojisi kitabı oldukça yalın ve anlaşılır bir dille anlatılmış.Kitap içerisinde öğütümsü, gaza getiren cümleler yerine daha net ve gerçekçi bir anlatım kullanılmış, kitapta nefret, kıskançlık, kibir gibi genel konu başlıkları anlatılmış ve bu olumsuz duyguları nasıl dönüştürüp olumlu bir şekilde kullanabileceğimiz anlatılıyor.

Kitap 3 kısımdan oluşuyor Giriş kısmında beynin sağ ve sol lobunun işlevselliğinin yanı sıra asıl kararı veren ön lobdan bahsetmesi de okuyucuya oldukça faydalı oluyor. Giriş kısmında beyinden ve onun özelliklerinden bilimsel bir şekilde bahsetmesinin sebebi,duyguların kalp ile değil beyin ile alakalı olduğunu okuyucuya iletebilmek.İkinci kısım ise olumlu duygularımızdan bunları nasıl verimli şekilde kullanabileceğimizden bahsediyor.üçüncü kısım kötü duygularımızı,bunların sebeplerini ve bu duyguları nasıl olumlu yapabileceğimizi anlatıyor.

Kitabın sonunda; 

Duygular ne sebebiyle oluşur? 

Duygular hangi eksiklik vasıtasıyla oluşur? 

 Duygular ile nasıl başa çıkılır?

Duyguların altında aslında hangi duygu yatar gibi birçok sorunun cevabını öğrenmiş oluyorsunuz ve neyi neden yaptığınızı anlıyorsunuz.

Hayata Dön

Hayata Dön 202x300 - Okunması Gereken Psikoloji Kitapları

İlk başları yavaş ilerlemesine rağmen bir süre sonra kitabın sayfaları arasında kayboluyorsunuz.Çok akıcı ve bir sonraki sayfada neler yazdığını merakla bekliyorsunuz.Kitapta ana karakter olan Ala ismindeki bir genç kızın çocukluğunda yaşadığı aile içi travmalarının çözümlemelerini, yaşadıklarının günümüze yansımasının yanı sıra psikiyatrisin diğer danışanları ile olan seansları ve yaşananları okuyacaksınız. Ana karakterin yaşadıkları sizi gerçekten çok etkileyecek.Terapi seanslarının ilk başlarında Ala yasadıklarını anlatmakta zorlandığı için hekim hikayeler anlatarak hastanın kendisine güvenmesini sağlıyor. Bu hikayeler bazen psikanalizin babası Frued’dan ,bazen Hitler’den, bazen Eva Peron’dan oluşuyor.Psikolojiye ve insan duygularına ilginiz var ise mutlaka bu kitabı okuyun.

Kitapta farklı hikayelerle farklı hastalıklar ele alınmış tek hikaye şeklinde olmadığı için sıkmıyor kitap. Kitapta hastalarıyla iç içe bir doktor göreceksiniz, anlatım o kadar tatlı ki okurken keyif alacaksınız.

Sizler için okunması gereken psikoloji kitaplarını listelemeye çalıştık, sürekli güncellenecektir. Sizin de eklemek istediğiniz bir kitap olursa yorumlarda belirtebilir ve ya bize buradan ulaşabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir